Afrodisias Antik Kenti

Her ne kadar Aydın’a bağlı olsa da mesafe olarak Denizli’ye de çok yakın olan Afrodisias Antik Kenti ’ni 2018 yılının Eylül ayında ziyaret ettik. Tarihi milattan önce 5 binli yıllara dayanan ve milattan önce birinci yüzyılda Roma ile yakın ilişkilere sahip olan bu antik kentin ülkemizdeki bilinirliği ne yazık ki çok az. Dolayısıyla blogumuzda özellikle yer vermek istedik.

Denizli’den arabayla bir buçuk saatte ulaşılan bu Antik Kent’i gezmek için bir yarım gününüzü ayırmanızı öneririz çünkü kent geniş bir alana yayılmış durumda. Yolculuk süresi ve yol üzerinde ünlü Elmalı Pide’de verdiğimiz yemek molasını da hesaba katarsak biz 1 tam günümüzü bu gezi için ayırmış olduk.

Kısaca Afrodisias Antik Kenti

Roma İmparatoru Augustus’un zamanında ‘Tüm Asya’dan kendime bu kenti seçtim’ sözleriyle koruma altına aldığı Afrodisias Antik Kenti, mermerden inşa edilmiş yapılarıyla ünlü. Antik kentin hemen çevresinde, Babadağı’nın eteklerinde bulunan mermer ocakları bu kentin gelişiminde büyük rol oynamış; öyle ki zengin mermer ocakları sayesinde milattan sonra birinci ve beşinci yüzyıllar arasındaki dönemde başta Roma İmparatorluğu’ndan olmak üzere birçok heykeltraşa ve mimara ev sahipiği yapmış. Antik çağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltraş ve din merkezi olan Afrodisias, bu zengin tarihinden dolayı 2017 yılında çevresindeki mermer ocakları ile birlikte Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini almış.

Afrodisias Antik Kenti, milattan sonra üçüncü yüzyılda Roma İmparatorluğu’ndaki bir eyaletin başkenti olmuş ve Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla önce Doğu Roma sonra da Bizans egemenliğinde varlığını sürdürmüş. Dördüncü ve beşinci yüzyıllara kadar Akdeniz’in birçok önemli sanatçısını ağırlayan ve en parlak dönemlerini yaşayan kent, altıncı ve yedinci yüzyılda gerek dünyadaki siyasi ve dini değişimler gerekse geçirdiği depremden dolayı eski popülerliğini kaybetmiş. Onbirinci yüzyıldan sonra da Selçuklular hakimiyetine geçmiş ve Türkmen boyları boyunca yerleşim yeri olarak kullanılan kent, onikinci yüzyılda ise kent tamamiyle terk edilmiş.

Antik Kent içerisinde ayrıca bir de müze bulunuyor, müzeyi de gezmenizi öneririz. Müze dışında aşağıda kısaca Antik Kent içerisinde gezdiğimiz bölümleri özetledik;

Tetrapylon

Antik Kent’in girişinde yer alan bu kapı ikinci yüzyılda inşa edilmiş ve dörder sütundan oluştuğundan isimini helencede ‘dört’ anlamına gelen ‘tetra’dan almış. Kaynaklara göre kapının bariz bir işlevsel amacı olmadığı, gösteriş ve gücü simgelemesi açısından inşa edilmiş olduğu söyleniyor. Biz kaynakların yalancısıyız ancak eğer amaç gösteriş ise, son derece amacına ulaşmış diyebiliriz.

Tetrapylon

Stadyum

Antik kent içerisinde bizim en çok ilgimizi çeken yapı stadyum oldu. Stadyumun uzunluğu 260 metre, genişiği 50 metre  ve 30 bin izleyici kapasitesine sahip. Geçirdiği depremler sonrasında günümüze kadar bu denli sağlam ayakta durması da onu önemli kılan özelliklerinden.

Stadyum

Afrodit Tapınağı

Antik Kent’in en önemli yapılarından biri olan Afrodit Tapınağı, aşk ve güzellik tanrıçası İştar için Asurlular tarafından inşa edilmiş. Tanrıça Afrodit’in heykeli de bu tapınak içerisinde bir odada bulunuyormuş. Beşinci yüzyıldan sonra hakim olan Hıristiyanlık inancı ile birlikte tapınak bir kilise olarak kullanılmaya başlanmış.

Afrodit Tapınağı

Antik Tiyatro

Afrodisias Antik Tiyatrosu, Afrodit ve kent halkına armağan olarak birinci yüzyılda inşa edilmiş.

Antik Tiyatro

Hamam

Roma İmparatoru Handrian’ın kenti ziyarete gelmesinin anısına kent meclisi tarafından yaptırılan bu hamam iki büyük banyo alanından, çevresindeki küçük odalardan ve hamamın ısıtma sistemini sağlayan karmaşık altyapı hatlarından oluşuyor. Aynı zamanda hamamın giriş kısmında büyük bir havuz yer alıyor; bu havuz yedinci yüzyılda meydana gelen deprem sonrası su depolamak için de kullanılmış.

Kentteki hamama ait mermer süslemelerden birkaç eser zamanında Berlin’deki Bergama Müzesi’ne ne yazık ki satılmış.

Son olarak;

Biz burayı gezmekten keyif aldık, sizlere de tavsiye ederiz. Umarız yazımız faydalı olmuştur, herkese bol seyahatler dileriz ! Diğer yurt içi gezi notlarımızı buradan okuyabilirsiniz.

Gezimiz boyunca bize eşlik eden arkadaşlarımıza da ayrıca buradan teşekkür ederiz.

Tags: afrodisias, antik kent, aydin

Related Posts

Previous Post Next Post
0 shares