Antalya Gezi Notları – (Çıralı – Olympos – Adrasan – Phaselis)

Merhaba ! Öncelikle İstanbul’dan gidecekler için Antalya Havalimanı’na uçak bileti Dalaman veya Bodrum’a göre çok daha ucuz, eğer son dakika bir tatil planınız varsa bu iyi bir alternatif olabilir. Diğer bir tercih sebebi ise Haziran ayında Ege Denizinin ve havasının soğuk olması, Antalya ise sizi yanıltmıyor.

Ulaşım

Çıralı’ya ulaşım Antalya Havalimanı’ndan özel araçla bir buçuk saat sürüyor, Antalya’dan sonra Kemer ve Adrasan tabelalarını takip ederek, sonrasında ise Çıralı sapağından dönerek ulaşmanız çok kolay. Çıralı sapağından sonra yol fazla virajlı ve dar, özellikle hava karardıktan sonra dikkatli gidilmesinde fayda var.

Biz tatil süresi boyunca araba kiralamayı tercih ettik çünkü Çıralı çevresindeki yerleri de gezmek istedik. Sadece Çıralı’da vakit geçirmek istenirse zaten araba kiralamaya gerek yok (Havaalani ulaşım hariç).

Konaklama

Çıralı genellikle yabancı turistlerin ve küçük çocuklu ailelerin tercih ettiği bir yer. Konaklama çoğunlukla bungalov tarzı evlerde oluyor, betonarme yapı az sayıda. Buradaki bungalovların içleri çok iyi tasarlanmış, çok lüksten düşük bütçeye kadar geniş bir yelpazede konaklama seçeneği var Çıralı’da.

Biz gitmeden bir kaç hafta önce Lukkies Lodge adlı bungalovlarda rezervasyon yaptırmıştık fakat gitmemize bir gün kala rezervasyonumuzun alınmadığını, seçmiş olduğumuz bungalovda kalamayacağımızı tesadüf eseri öğrendik. Dolayısıyla son gece kalacak yer aramak zorunda bırakıldık. Bu işletme sahipleri bize son gece biraz sıkıntı yaşattılar fakat iyi ki de orada kalmamışız dedik tatilimizin sonunda. Lukkies Lodge biraz merkezden uzakta, Çıralı Yolu’nun girişinde kalıyor. Son gece arayıp “Biz yarın geliyoruz, yeriniz var mı” şeklinde tanışmış olduğumuz Mercan Bungalov ise merkezde yer alıyor, aynı zamanda deniz ve restoranlara ulaşımı çok kolay.

Üç kuşaktır Çıralı’lı olan bu işletme sahipleri bizi çok iyi ağırladılar, bu vesile ile de önermiş olalım Mercan Bungalov’u 🙂

Çıralı – Olimpos

Çıralı’nın denizi tertemiz ve kumsalı sakin, özellikle de Haziran ayında çok  kalabalık değildi. Akşamları restoran, gündüzleri de plaja hizmet eden birkaç işletme var sahilde. Olimpos sahili ile Çıralı sahili deniz kenarından yürüyerek 15 dakika sürüyor, araba ile kara yolundan gidilmek istenirse çok daha uzun, dağın arkasından dolaşmak gerekiyor. Biz bazı günler Çıralı’dan yürüyerek Olimpos sahiline geçtik.

Olimpos sahilinde ise işletme yok, kumlar üzerinde havlular serilerek denizin tadı çıkartılabilir. Bu yol boyunca caretta caretta yuvaları var sahilde, yürümek bizce çok daha keyifli.

Olimpos’a gittiğimizde antik kenti de gezdik, spor ayakkabı, şort ve t-shirt ile gidilmesi daha kolay oluyor. Olimpos’un içi Antalya’da olduğunuz gerçeğini unutturuyor bir nevi.

Yol buyunca düz devam edilirse pansiyonların, bungalovların olduğu caddeye çıkabilirsiniz, sağlı sollu birkaç restoran ve pub da var bu cadde boyunca. Olimpos Antik Kenti ise bu caddenin daha gerisinde büyük bir alana yayılıyor.

Yeşilin her tonunu görülebilir dersek abartmış olmayız. Çıralı’ya kadar gelinmişken Olympos ziyaretini de öneririz.

Çıralı’da akşam yemeklerimizi genellikle otel ile kardeş işletme olan Orange Home Restaurant’ta yedik, personel baya sıcak kanlıydı zaten. Balıkları tazeydi, mezeler de lezzetliydi, kısacası bizim hoşumuza gitti.

Bunun dışında son gün hava limanına giderken uğradığımız Ulupınar Kayalar Restorant’ta da kiremitte alabalık denedik. Burası Ulupınar Köyü’nün meşhur bir restoranı, ağaç ve su sesleri arasında ve tertemiz havada yemek yemek isteyenler için öneririz, biz denedik, tavsiye ederiz.

Adrasan

Tatilimizin bir başka gününde ise arabayla Adrasan’ı görelim istedik. Açıkçası biz bu tatile çıkmadan önce birçok tanıdığımız Adrasan’ı mutlaka görün demişti, merak ettik ve yola koyulduk. Fakat beklediğimiz gibi bir etki yaratmadı bizde, belki gitmeden önce bu kadar çok anlatılması da beklentiyi yükseltmiş olabilir. Adrasan’ın denizinde biraz vakit geçirdik, oranın en meşhur barı olan Chill House Longe‘da yemek yedik. Gerçekten bu bardaki Mustafa anlatıldığı kadar varmış, biz de kendisiyle bir süre sohbet edip Adrasan’dan böylece ayrılmış olduk. Açıkçası söylemek gerekir ki Çıralı’nın sahili ve ortamı bizim daha çok hoşumuza gitti.

Phaselis Antik Kenti

Yine tatilimizin bir başka gününde Phaselis Antik Kenti’ne gittik, burası piknik alanı, antik kent ve masmavi bir denizi bünyesinde barındırıyor. Zaten eski çağlarda liman olarak kullanılıyormuş. Biz buraya Pazar günü gitmiştik, ister istemez bir çok günübirlikçi ile doluydu deniz ve piknik alanı. Fakat buna rağmen denizi çok beraaktı ve denizden sahile doğru bakıldığında görülen yemyeşil manzara da burayı görmek için başlı başına bir neden sayılabilir. Yine buraya kadar gelinmişken Phaselis Antik Kenti gezilebilir, tavsiyemiz hafta içi bir günde gidilmesi.

Normalde bizim yaz tatili anlayışımız Ege sahilleri üzerine kuruludur fakat buna rağmen biz Çıralı’yı çok sevdik. Bir sonraki gelişimizde çevre yerleri gezmeksizin yalnızca Çıralı’da vakit geçirmek istediğimize karar verdik. Burası Haziran ayında çok güzeldi, Eylül ayında da aynı tatta olacağını tahmin ediyoruz. Ege’nin birçok yerinde sabahtan rezervasyon yapmadan akşam yemeği için istenilen şekilde yer bulunamıyor, burası tam tersi. İstediğimiz saatte denizden gelip duş alıp restoranların olduğu sahile gittik ve o anda gördüğümüz bir yere “Bu akşam da burayı deneyelim” diyerek oturduk. Huzurlu bir tatil için Çıralı güzel bir seçenek.

Umarız bu bilgiler işinize yaramıştır. Hoşçakalın !

Tags: adrasan, antalya, blog, cirali, gezi, gezi blogu, gezi rehberi, mercan bungalov, oneri, phaselis, seyahat, seyahat blogu, seyahat rehberi

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

0 shares