Amsterdam Gezi Notları #3 – Edam, Volendam ve Zaanse Schans

Merhabalar ! Daha önceden Amsterdam ile ilgili yazılarımızı okumadıysanız, “Ulaşım, Konaklama, Gezilecek Yerler ve Festival” için burayı, “Yeme İçme” için ise burayı tıklayabilirsiniz. Bu yazımızda ise Amsterdam civarındaki köyler hakkında kendi deneyimlerimizi paylaşmak istedik. Amsterdam gezimiz boyunca bir tam günümüzü  civar köyleri/kasabaları görmek için ayırmıştık, sırasıyla Edam, Volendam ve Zaanse Schans’ı ziyaret ettik, aşağıda da bu sıra ile her biri hakkındaki izlenimlerimizi paylaşacağız.

Ulaşım;

Herhangi bir köye gitmek için ilk olarak Amsterdam Centraal Train Station’a gitmek gerekiyor. Bu köylere otobüs ile gidiliyor, LocalBus firmasının günlük 10 Euro’ya Edam, Marken ve Volendam’a sinirsiz gidip gelebileceğiniz biletlerinden satın alabilirsiniz ancak biz Marken yerine Zaanse Schans’a gitmeyi istediğimiz için bu kombine bileti satın almadık.

Eylül ayında gittiğimiz için kaçırmış olacağız ki; yaz döneminde Old Holland Tour kapsamında Edam, Volendam ve Zaanse Schans’e tek bir bilet ile gitmek mümkün, eğer denk gelirseniz tek tek bilet almaktansa bunu öneririz ama dediğimiz gibi biz mevsimden dolayı kaçırmıştık bu fırsatı.

Onun yerine biletlerimizi tek tek almış olduk. Öncelikle 316 numaralı LokalBus otobüsler ile Edam’a; yine 316 numaralı otobüs ile Edam’dan Volendam’a; Volendam’dan ise direkt Zaanse Schans’a ulaşım sık olmadığından (Biz 817 numaralı otobüsün saatlerine denk gelememiştik), önce Amsterdam Centraal’e 316 numaralı otobüs ile geri dönüp sonrasında 319 numaralı Connexion otobüsleri ile Zaanse Schans’a ulaştık. Zaanse Schans’a ulaşım biraz uzun oluyor ama bu yolu gitmeye değiyor kesinlikle.

Edam;

Yaklaşık yarım saat süren otobüs yolculuğu gerçekten çok keyifliydi bizim için, yol boyunca başka başka köylerin de içerisinden geçtik ve “Onlarda köy; bizde köy” karşılaştırmasını bolca yaptık 🙂 Köy evleri son derece muazzamdı ve inekler bile bir düzen içinde otluklara yayılmışlardı 🙂

Edam’a ilk indiğimizde gördüğümüz ilk şey koca bir bisiklet park alanıydı. Köyün içerisine doğru yürüdükçe ortamın sakinliği ve düzenli yapısı çok hoşumuza gitti. Elbette köyün her bir köşesi tertemizdi, çiçek gibiydi hatta 🙂

Burada meşhur Edam Peyniri satan birkaç dükkanı gezdik, köy turistik bir yer haline geldiğinden çoğu noktada hediyelik eşya satan dükkanlara rastladık. Doğallığı, düzeni ve temizliğiyle Edam’i beğendik, uzun uzun gezmek için değil ancak yol üzerindeyse ziyaret edilesi bir yer diye tanımlayabiliriz.

Volendam;

Edam’dan sonra gittiğimiz Volendam, otobüsle 15 dakikalık bir mesafede; Edam’a göre daha büyük, çok daha kalabalık ve turistik olan bir sahil kasabası. Eskiden büyük bir ticaret limanına sahip olan bu kasabanın, deniz kenarında oluşu bu kasabayı daha da popüler yapmış.

Kasaba limanı ve geleneksel kıyafetleriyle de ünlü, hemen hemen her dükkanda eskiden Volendamlı kadınların giydikleri kıyafetleri ve hediyelik tahta ayakkabıları görmek mümkün. Eğer meşhur Hollanda peyniri veya hediyelik eşya alacaksanız burada Edam ve Zaanse Schans’a göre çok daha fazla çeşit olduğunu söyleyebiliriz.

Volendam’ın deniz kenarındaki turistik caddesi meşhur Hollanda Waffle dükkanları, balıkçılar ve hediyelik eşya satan mağazalarla dolu. Sahil kenarında ise banklar mevcut, satın aldığımız herhangi bir atıştırmalığı bu banklarda oturup yiyebilirsiniz. Kesinlikle Volendam’da yapılacak şeylerden biri bu banklarda oturup gelen turistleri, dükkanların önündeki sırayı, kasabanın kendine özgü ama rahatsız etmeyen kalabalığını ve martıları seyretmek olmalı.

Volendam’da peynirlerin üretim sürecini gösteren minik bir fabrikayı ziyaret ettik; adi Cheese Factory. Burada çoğu peynir dükkanında olduğu gibi peynir tadımı yapıp sonrasında satın alabiliyorsunuz, ayni zamanda geleneksel kostümleri ile sizi içeride karşılayan görevlilerden de yardim alabilirsiniz.

Zaanse Schans;

Ve geldik günün yıldızına ! Burası Amsterdam Centraal’den ulaşımın yaklaşık 40 dakika sürdüğü, yel değirmenleri denince akla ilk gelen ve yemyeşil tonlarındaki ahşap evleri ile meşhur bir Hollanda kasabası.

Hollanda’da ki ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve eskiden fabrika olarak kullanılan bu alan, daha sonra yel değirmenlerinin sergilendiği bir açık hava müzesine dönüştürülmüş durumda. Günümüzde aktif olarak çalışan yel değirmenlerinin sayısı elbette geçmişe göre daha az.

Yel değirmenlerinin karşı konulamaz güzelliği geçmişten bu güne kadar çok iyi korunmuş , aynı şekilde son derece iyi muhafaza edilmiş ahşap evlerin bazılarında da küçük hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor.

Turistik bir yer olmasına rağmen yel değirmenleri geniş bir alana yayıldığından turist kalabalığı buranın sakinliğini kesinlikle bozmamış, kendine has huzur veren bir atmosferi vardi diyebiliriz. Burada zaman geçirmenin en keyifli yani, yel değirmenleri arasında yürüyüş yapmaktı bizim için. Gezdiğimize çok memnun olduğumuz dingin ve son derece pastoral bir Hollanda kasabası oldu burası bizim için. İyi ki dediğimiz yerlerden biriydi, soranlara hevesle tavsiye ederiz.

Umarız yazımızı keyifle okumuşsunuzdur, eğer bizi takip ediyorsanız her türlü görüş ve sorularınız için bize her zaman ulaşabileceğinizi biliyorsunuz.

Şimdilik hoşçakalın !

Tags: amsterdam, Amsterdam Centraal Train Station, edam, hediyelik esya, hollanda peyniri, kasabalar, koyler, otobus, ulasim, volendam, Zaanse Schans

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

0 shares